+90 312 419 2995

CSÜS Sağlık Hizmetleri

Cinsel Sağlık, cinsellikle ilişkili enfeksiyonlar  dahil hastalıkların olmaması ve aynı zamanda fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal anlamda da iyi olma halidir.

Üreme sağlığı ise insan yaşamının tüm aşamalarında, üreme sistemini ilgilendiren tüm alanlarda fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan tam bir iyilik hali olarak tanımlanabilir. Bütüncül bir yaklaşımla ele alındığında cinsel sağlık ve üreme sağlığı arasındaki ilişkinin önemi görülmektedir. Bu sebeple özellikle hak temelli sağlık hizmetlerine erişim kapsamında cinsel sağlık ve üreme sağlığı birlikte değerlendirilir.

Cinsel sağlık ve üreme sağlığı kişilerin cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar , istenmeyen gebelik, zorlama, şiddet ve ayrımcılık riski olmadan cinselliğini gerçekleştirebilmesidir.Dünya Sağlık Örgütü’ne göre cinsel sağlık ve üreme sağlığı; üreme sistemi ve işlevleriyle ilgili sadece hastalık ya da sakatlık olmaması değil, bedensel, zihinsel ve sosyal açıdan bütünüyle iyi olma durumudur. CSÜS; insanların doyurucu, güvenli, şiddetten uzak bir cinsel yaşamları, üreme yetenekleri ve bu yeteneği kullanıp kullanmayacakları konusunda karar verme özgürlükleri olması demektir.

Cinsel sağlık ve üreme sağlığı, uluslararası insan hakları koruma mekanizmalarınca tanımlanmış ve çeşitli sözleşmelerle koruma altında alınmış temel insan hakları ile doğrudan ilişkileri belirtilmiştir. Bu bağlamda belirlenen haklar genel çerçeve olarak CSÜS Hakları olarak adlandırılır.

Temel insan hakları, evrenseldir ve herhangi bir özel statü  gerektirmeksizin ya da sınırlama olmaksızın herkes için geçerlidir. Haklar, ülkeler arası sözleşmelerle koruma altına alınır. Koruma kapasitesi, ülkelerin haklara erişim için sağlanması gereken hizmetleri uygulamadaki başarısına bağlıdır ancak yine de uygulamada yaşanan eksiklik ve sorunlar o hakkın olduğu gerçeğini değiştirmez.

Hakların hayata geçirilmesi konusunda önemli belirleyiciler arasında,   bu alanda sağlanan hizmetlerin erişilebilirliği yer almakta iken; bir diğer boyut da haklarla ilgili farkındalık ve bilgi sahibi olma, doğru zaman ve doğru mekanizma aracılığıyla hizmetlere erişim talebinde bulunabilmektir. CSÜS hizmetlerine erişimde bilgi ve farkındalık  sahibi olmamanın yanı sıra, ön yargılar nedeniyle toplumsal baskı ile karşılaşma ve sağlık personeli tarafından dışlanma, zorbalığa uğrama korkusu da söz konusudur. Bu durum özellikle gençler, LGBTİ’ler, seks işçileri, mülteciler, HIV ile yaşayanlar, madde kullanıcıları gibi toplumsal risklerle karşılaşan kişi ve gruplar için etkili olmaktadır.

İnsani kriz yaşanan dönemlerde kriz mağduru toplumların ve/veya kişilerin CSÜS hizmetlerine erişimleri daha da güçleşmekte, bununla birlikte yaşamsal koşullara bağlı olarak cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, riskli ve istenmeyen gebeliklerin yaşanması gibi risk faktörleri artmaktadır.

CSÜS Sağlık Hizmetleri

Türkiye’de uluslararası koruma ve geçici koruma altındaki kişiler ikamet ettikleri ilin İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne başvuru yaparak 99 ile başlayan geçici koruma numarası ve kayıt belgesi aldıktan sonra T. C. vatandaşlarıyla aynı koşullarda  ve gerektiğinde eşit ücretler ödeyerek SGK kapsamındaki sağlık hizmetlerinden faydalanabilirler.