+90 312 419 2995

Destek Alınabilecek Kurum ve Yerler

Şiddete karşı koruma kişisel güvenliğin korunması için ilgili mekanizmalara yapılacak şikayet ve ihbar başvurularının yanı sıra şiddet mağduriyeti sonrası süreçte hukuki destek, psiko-sosyal destek ve sosyal yardımlara erişebilmesi önemlidir. Bu desteklerden yararlanmak için başvurulabilecek kurum, kuruluşlar ve destek hatlarından bazıları aşağıdaki gibidir;

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri

Özellikle ŞÖNİM’lerin olmadığı illerde danışman, psiko-sosyal destek, sığınma evi/konukevi ve maddi yardım desteği için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüklerine başvurulabilir. Bunun yanı sıra aşağıdaki destek hatlarını da arayabilirsiniz;

ALO 183 Sosyal Hizmet Danışma Hattı

ALO 144 Sosyal Yardım Hattı

Hizmet Birimleri ve Destek HattıHizmet Birimlerinde HIV ile yaşayan, LGBTİ ve seks işçisi mülteciler için toplumsal cinsiyete dayalı şiddete karşı psiko-sosyal danışmanlık ve hukuki destek verilmektedir. Şiddete maruz kaldığınızda ya da kendinizi şiddet riskiyle karşı karşıya hissettiğinizde Hizmet Birimlerine doğrudan gelerek ya da Türkiye’nin her yerinden ücretsiz olarak 0850 888 0 539 numaralı Destek Hattını arayarak danışmanlık ve hukuki destek isteyebilir, vaka yönetiminden yararlanabilirsiniz. Vaka yönetimi, vakanın kayıt altına alınması, şiddet ile ilgili suç duyurusu, adli süreçlerin takibi, tıbbi ve psiko-sosyal desteğin planlanması gibi süreçlerden oluşur. Hizmet Birimlerinde ya da saha çalışmaları esnasında tespit edilen şiddet durumlarıyla ilgili kişilerin onay ve rızası alınarak vaka yönetimi yapılır. Siz de şiddete maruz kalmanız durumunda doğrudan Hizmet Birimi’ne gelerek ya da 0850 888 0 539 numaralı Destek Hattını arayarak vaka yönetimi talebinde bulunabilirsiniz. 

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüklerinin bilgisine ulaşmak için tıklayınız.[l1] 

Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM)

 Aile ve  Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı olarak açılan ve şiddetin önlenmesi için gerekli uzman personelin çalıştığı merkezlerdir. Barınma, kreş yardımı, geçici maddi yardım, istihdam edinme desteği, rehberlik ve danışmanlık, hukuki destek ve tıbbı destek hizmeti verilir. 7/24 ulaşılabilir olma esasıyla çalışır.

Şiddete maruz kaldığınızda doğrudan bu merkezlere başvurabilirsiniz.

İstanbul Sözleşmesi gereği, mülteciler de ŞÖNİM’lerden doğrudan yararlanabilir.Türkiye genelindeki ŞÖNİM’lerin adres ve iletişim bilgisine ulaşmak için tıklayınız.[l2] 

Konukevleri

Risk altındaki kadınların ve 12 yaşından küçük çocukların geçici süreyle güvenli barınma ortamı ihtiyacı karşılanır. 12 yaşından büyük çocuklar[l3]  gerekli incelemenin ardımdan Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı yurtlara yerleştirilir. Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, Kaymakamlık ve Valilikler, Belediyeler ve Sivil Toplum Kuruluşları yürütebilir.

Tüm hizmetlerin gizlilik esasıyla yürütüldüğü sığınma evlerinde kalma süresi 3 aydır. Gerekli durumlarda uzatılabilir. Sığınma evlerinde verilen destekler aşağıdaki gibidir;

  • barınma ihtiyacının karşılanması
  • psikolojik ve sosyal destek
  • barolarla iş birliği içinde hukuksal danışmanlık
  • iş ve meslek edindirmeye yönelik çalışmalar
  • Kendi evini tutmak isteyenlere destek

Eğer konukevi desteğinden yararlanmak istiyorsanız bulunduğunuz ilde Valilik, Kaymakamlık,aile ve sosyal politikalar[l4]  il müdürlükleri, savcılık, polis merkezi, jandarma karakolu, belediyelerin kadın danışma merkezleri ve ŞÖNİM’[l5] lere şiddete maruz kaldığınızı belgeleyecek şekilde başvurabilirsiniz.

Adli Yardım

Avukat ücretinin karşılanamayacağının kanıtlandığı durumlarda Türkiye Barolar Birliği’nin sağladığı ücretsiz avukatlardan yararlanılabilir.  Adli yardım talebi için bulunduğunuz ildeki barolara başvurabilirsiniz. Bulunduğunuz ilde baro bilgisi için Türkiye Barolar Birliği’ne[l6]  ulaşabilirsiniz.

Türkiye Barolar Birliği, avukatlara Arapça ve Farsça tercüme desteği sağlamaktadır. Avukatınızla görüşürken dil sorunu yaşamamak için 0312 292 52 52 numaralı hattı arayacak tercüme desteği almasını isteyebilirsiniz.

Türkiye Barolar Birliği[l7] 

Adres: Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok Sok. No:8 Balgat/ Ankara

Telefon: 0312 292 59 00

Çağrı Merkezi: 444 22 76

E-Posta: barobirlik@barobirlik.org.tr

Web Sitesi: www.barobirlik.org.tr

Kadın Sağlığı Danışma Merkezleri [l8] 

UNFPA[l9]  (Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu), ECHO[l10]  (Avrupa Topluluğu İnsani Yardım Ofisi) desteği, Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve çeşitli sivil toplum kuruluşları ile üniversitelerin işbirliği ile hizmet veren merkezlerdir.

Adana, Adıyaman, Ankara, Batma, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İzmir, Kahramanmaraş, Kocaeli, Konya, Mardin, Mersin ve Şanlıurfa olmak üzere çeşitli illerde hizmet vermektedir.

Merkezlerle ilgili bilgi için tıklayınız.[l11] 

Ankara BarosuGelincik Merkezi[l12] 

Ankara Barosu tarafından yürütülen Gelincik Merkezi şiddet mağduru kadınlar, çocuklar ve LGBTİ’lere ücretsiz hukuki destek verir ve ihtiyaç durumunda psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarına yönlendirir.

Merkeze gelmenin yanı sıra 7 gün 24 saat hizmet veren 444 43 06 numaralı Gelincik Hattını da arayabilirsiniz.

Adres: Ihlamur Sok. No:1 Kızılay/Ankara

Telefon: 444 43 06

E-posta: gelincik@ankarabarosu.org.tr

Web Sitesi: http://www.gelincikprojesi.org.tr

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı

Toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadele için çalışır. Şiddet mağdurları için sığınma evi ve hukuki danışmanlık desteği verir.

Adres: Katip Mustafa Çelebi Mah. Anadolu Sok. No:23 D:7-8 Beyoğlu/İstanbul

Telefon: 0212 292 52 31 – 32

E-posta: morcati@morcati.org.tr

Web Sitesi: www.morcati.org.tr

Kadınlarla Dayanışma Vakfı (KADAV[l13] )

Göçmen kadınların korunmasına yönelik çalışır. Şiddete karşı koruma, adli tıp, can güvenliğinin sağlanması gibi konularda danışmanlık ve destek verilir.

Adres: TomtomMah. Yeni Çarşı Cad. Galatasaray Apt.

No:26 D:8-9 K:4 Beyoğlu-İstanbul-Türkiye

Telefon: 0212-251 58 49-50

E-posta: info@kadav.org.tr

Web Sitesi: http://www.kadav.org.tr

Helsinki Yurttaşlar Derneği[l14] 

Nefes Merkezi kapsamında kötü muameleye maruz kalmış göçmen ve mülteciler için destek sağlanır. Psikolojik destek , sosyal destek ,tıbbi vaka yönetimi, sağlık hizmetleri için tercüme ve eşlik desteği almak mümkündür.

Adres: AkşemsinMah. Karamuk Sok. No:26 Fatih/İstanbul

Telefon: 0212 531 40 28

E-posta: info-istanbul@hyd.org.tr

Web Sitesi: http://www.hyd.org.tr

Mülteci Hakları Merkezi[l15] 

Kapsamlı ve ücretsiz hukuki danışmanlık hizmeti verilir. 

Adres: Refik Saydam Cad. No:39 Dilber Apt. No:11

Telefon: 0212 292 48 30

E-posta: info@mhd.org.tr

Web Sitesi: http://www.mhd.org.tr

Sığınmacı ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD – ASAM[l16] )

Mültecilere yönelik destek hizmetleri verilir. UNHCR’ın işbirliği yaparak saha faaliyetlerini yürüttüğü kuruluşlardan biridir. Bulunduğunuz ildeki merkezler ve temsilcilikler ile ilgili detaylı bilgiye http://sgdd.org.tr/where-we-work linki üzerinden veya merkezi arayarak erişebilir ya da acil destek hattını arayabilirsiniz.

Acil Destek Hattı: 444 48 68

İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı (İKGV[l17] )

UNHCR’ın işbirliği yaparak saha faaliyetlerini yürüttüğü kuruluşlardan biridir. Farklı şehirlerdeki hizmet merkezleri ile mültecilere destek verir. Hizmet merkezleriyle ilgili bilgi için İKGV ile iletişime geçebilirsiniz.

Adres: Yeni çarşı Cad. No: 34 Beyoğlu / İstanbul 34425

Telefon : +90 212 293 1605

Web Sitesi: http://www.ikgv.org/

Mültecilerle Dayanışma Derneği (MÜLTECİ – DER[l18] )

Mültecilikle ilgili sorunlarınız için destek alabilirsiniz.

Adres: Uğur Mah. 848 Sok. No:16 Konak/İzmir

Telefon: 0232 483 54 21

E-Posta: bilgi@multeci.org.tr

Web Sitesi: www.multeci.org.tr

Mülteci Destek Derneği (MUDEM)

Hukuki destek vermektedir. Doğrudan +90 312 427 27 02 numaralı destek hattından ulaşılabilir.

Destek hattı: +90 312 427 27 02

Adres : ÜSKÜP CAD. ÇEVRE SOK. 6A/6 ÇANKAYA ANKARA

Telefon : +90 0312 427 27 02

E-posta : info@multecidestekmerkezi.org

KAMER Vakfı

24 Saat Destek Hattını arayarak şiddet sonrası ve diğer konularda destek alabilirsiniz. Hizmet verdiği diğer illerle ilgili bilgiye web sitesinden ya da telefonla arayarak ulaşabilirsiniz.

Adres: Ali Emiri 3. Sok. Es-Şal Apt. No:1-2 Yenişehir/Diyarbakır

Telefon: 0412 228 10 53

E-Posta: info@kamer.org.tr

Web Sitesi: www.kamer.org.tr

24 Saat Destek Hattı: 0530 664 44 10

Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği[l19] 

Kadınlar için şiddetle mücadele desteği verir.

Adres: Nilüfer Belediyesi Dernekler Yerleşkesi

             Konak Mah. Seçkin Sok. 23/1 Nilüfer/Konya

Telefon: 0531 033 88 44

E-Posta: morsalkimderneği@hotmail.com

Web Sitesi: www.morsalkim.org


 [l3]Does this mean that the children are automatically seperated from their mothers?

If women read this information, they might panic!

 [l4]Link:

http://www.aile.gov.tr/iletisim/il-mudurlukleri-web-site-adresleri

 [l5]Link of VCPMs:

http://kadininstatusu.aile.gov.tr/data/54296592369dc32358ee2c0c/%C5%9E%C3%96N%C4%B0M%20WEB%20%C4%B0LET%C4%B0%C5%9E%C4%B0M%20Haziran%202017.pdf

 [l6]Link:

www.barobirlik.org.tr

Şiddet Sonrası Travma Etkileri ve Travma Sonrası Psiko-Sosyal Destek

En genel anlamıyla travma; bir olaya ya da derin üzüntü yaratan ya da rahatsız eden bir tecrübeye psikolojik ya da duygusal tepki olarak tanımlanabilir. Kaza geçirme, hastalık veya yaralanma, şiddete maruz kalma, sevilen birini kaybetme veya boşanma gibi üzücü birçok deneyim kişilerde travma etkisi yaratabilir. Herkes travmatik bir olayı farklı şekilde deneyimler çünkü hepimiz hayatımızdaki daha önceki deneyimler ışığında yeni olumsuz deneyimlerle yüzleşiriz.

Yaşadıkları ülkede yoğun çatışma ve şiddet ortamında bulunmaları, sığınma için yer değiştirme, kayıplar, ev sahibi toplumla yaşanan uyum sorunları ve diğer sosyo-ekonomik zorlukların yarattığı travmalar; kişi ve grupları şiddete daha açık hale getirirken şiddete maruz kalmanın etkileri de tüm bu travmalarla birleşir. Kişi yaşadığı travmayla başa çıkamadığında gündelik yaşamına yayılan birçok belirtiyle karşılaşabilir. Şiddet mağduru kişilerde görülebilecek psikolojik ve psiko-sosyal etkilerin bazıları aşağıdaki gibidir; 

  • Yaralanma gibi fiziksel beden bütünlüğünün zarar görmesinden kaynaklı ağrı ve acıların getirdiği psikolojik yıpranma
  • Depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu
  • Özgüven kaybı
  • Yoğun biçimde hissedilen suçluluk, korku, kaygı, utanç gibi duygular
  • Uyku bozuklukları ve iştah bozuklukları
  • Bedensel Belirti Bozuklukları
  • İntihar davranışına kadar uzanan kendine zarar verme davranışları
  • Panik Bozukluk gibi kaygıya bağlı gelişen bozukluklar
  • Bağımlılıklar

Tüm bu travmatik deneyimler kişilerde zihinsel sağlığın gelişmesini ve psiko-sosyal problemlerin aşılmasını engeller. Bu tür bir ortam içerisinde psiko-sosyal destek alımı, mültecilerin yaşadıkları deneyimlerle baş edebilmesinde ve ona karşı direnç kurabilmesinde önemli bir rol oynamaktadır.

Psiko-sosyal destek, kişilerin travma sonrası ortaya çıkabilecek psikolojik uyumsuzluklara karşı güçlendirilmesi, travmaya bağlı belirtilerin azaltılması ya da ortadan kaldırılmasını, bozulan sosyal ilişkilerin yeniden geliştirilmesi, kişilerin kendi potansiyellerini fark etmelerinin sağlanması, güçlendirilmesi ve desteklenmesini kapsar Psiko-sosyal destek;

  • Travma sonrası kişilere psikolojik destek verilmesi, psikiyatrik hizmetlere ihtiyaç duyanların belirlenerek yönlendirilmesini,
  • Diğer sosyal ve maddi yardımların toplumsal yapıdan kaynaklı koşullarla uygun olarak sürdürülmesini,
  • Kişi ve gruplara katılım imkanı vererek kendi ihtiyaçlarını belirlemeleri, çözüm için harekete geçmelerinin sağlanmasını,
  • Hali hazırda yürütülen hizmetlerle yararlanıcıların buluşmasını,
  • Olası acil durumlara karşı kişilerin hazırlıklı olmasını ve baş etme becerilerinin geliştirilmesini sağlar.

Psiko-sosyal destek hem kamu kurumları hem de sivil toplum kuruluşları tarafından çeşitli şekillerde sağlanabilir;

  • İhtiyaç ve Kaynak Değerlendirmesi; kitlesel travmalar sonrası etkilenme derecesi ve var olan destek hizmetlerinin değerlendirmesi ve planlanmasıdır.
  • Psikolojik İlk Yardım; travma sonrası kişilerin duygularını ve kendilerini ifade etmelerinin sağlanması, temel psikolojik bilgilerin verilerek rahatlatılmasıdır. Grup görüşmeleriyle, bilgilendirme amaçlı dağıtılan broşürlerle, medya araçlarıyla gerçekleştirilebilir.
  • Sevk Etme ve Yönlendirme; psikolojik ve psikiyatrik desteğe ihtiyaç duyduğu tespit edilen kişilerin ilgili hizmetleri alabilmeleri için uzmanlara ve kurumlara yönlendirilmesidir.
  • Bilgi Merkezi Oluşturma; temel korunmaya ilişkin bilginin tüm ihtiyaç sahipleriyle paylaşılabileceği, kolay ulaşılabilir bir bilgi merkezinin oluşturulmasıdır.
  • Toplumu Harekete Geçirme; travma sonrası rehabilitasyon ve psiko-sosyal destek çalışmaları için toplumsal katılımın sağlanması, bu farkındalık yaratılmasıdır.
  • Sosyal Projeler;sıklıkla kullanılan yöntemlerden biridir. Travma sonrası kişilerin sosyal ve toplumsal yaşama katılarak başa çıkma kapasitelerinin gelişmesini, yeniden yaşamın kontrolünü sağlama duygusunun kazanılmasını sağlar.
  • Eğitimler; en yaygın psiko-sosyal destek biçimidir. Travma sonrası etkilenen kişiye ya da bu alanda çalışan sosyal çalışmacı ve diğer uzmanlara eğitim yoluyla ulaşılarak güçlendirme yapılır.

Şiddet mağdurları için psiko-sosyal desteğin şiddet konusunda uzman sosyal çalışmacılarca yapılması ve yararlanıcıların şiddete maruz kalma nedenleri de göz önünde bulundurularak özel ihtiyaçlarının gözetilmesi son derece önemlidir. Ancak kişiye özgü ihtiyaçların ilk etapta tespit edilmesi her zaman mümkün değildir. Ulaştığınız psiko-sosyal destek size iyi gelmiyorsa sorununuz çözümsüz değil, aldığınız destek size uygun olmayabilir. Lütfen bu durumu temasa geçtiğiniz sosyal çalışmacı ve uzmanlarla paylaşın.

Şiddete Karşı Koruma Mekanizmaları ve Başvuru

Şiddete maruz kaldığınızda ya da şiddet riski altında olduğunuzu düşündüğünüzde, şiddettin kaynağı her kim olursa olsun (eş, sevgili, polis, doktor, insani yardım çalışanı vb.) şikayet ve koruma için çeşitli kurumlara başvurabilirsiniz. Şiddete uğruyor, uğrama riskinizin olduğunu düşünüyor ya da şiddete uğrayan birine tanık oluyorsanız aşağıdaki bilgileri kullanarak başvuruda bulunabilirsiniz.

Başvuru Makamları;

  • Valilik ve Kaymakamlık
  • Polis Merkezi
  • Jandarma Karakolu
  • Cumhuriyet Başsavcılığı ya da Aile Mahkemesi Hakimliği
  • Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri
  • Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM)
  • Acil sağlık hizmeti sunumu yapan sağlık kuruluşları
  • Barolar
  • Sağlık Meslek Örgütleri
  • Bu alanlarda çalışan sivil toplum kuruluşları (Kadın, çocuk, genç)

Şiddetin önlenmesi için yapacağınız başvuruların tamamı ücretsizdir. Kanun gereği sizden herhangi bir ücret talep edilemez. Başvuru makamına doğrudan giderek ulaşamayacağınız durumlarda ve acil durumlarda arayabileceğiniz Acil Telefon Hatları;

  • ALO 155 Polis İmdat
  • ALO 156 Jandarma İmdat
  • ALO 183 Sosyal Hizmet Danışma Hattı
  • ALO 144 Sosyal Yardım Hattı
  • 112 Acil Sağlık
  • 187 İnsan ticareti hattı

Şiddete Maruz Kaldığınızda;

Polis Merkezi Amirlikleri veya Jandarma Karakollarına başvurabilirsiniz .

  • Yaşadıklarınızı anlatın ve tutanak tutulmasını isteyin. Bazı durumlarda tutanak atlanır ya tutulmak istenilmezse özellikle talep edin. Tutanağı okumadan imzalamayın, imzaladığınız tutanağın bir kopyasını isteyerek saklayın.
  • Doğrudan hastaneye sevk edilerek darp raporu almanızın sağlanması gerekir. Eğer sevk yapılmazsa, tutanak tutulmadan önce darp raporu için hastaneye sevkinizi isteyin.
  • Doktor muayenesi esnasında polis veya jandarmanın içeri girme hakkı yoktur. İhlal durumunda kolluk kuvvetini uyarması için doktordan destek isteyin.
  • Ceza Muhakemeleri Kanunu(CMK) gereğince avukat talep etme hakkınız vardır, talebinizi polis ya da jandarmaya dile getirin. Avukat gelmeden ifade verme zorunluğunuz yoktur. İfade vermek ve tutanağı imzalamak için avukatın gelmesini bekleyebilirsiniz.
  • CMK dışında barolar ve sivil toplum kuruluşlarından da avukat desteği isteyebilirsiniz.
  • Şiddet mağduru ve failin aynı ortamda tutulması gerekir. Böyle bir durumda polis ve jandarmaya rahatsızlığınızı belirtin ve sorumluluğunu hatırlatın.
  • Eğer polis ve jandarma tarafından şiddete maruz kalırsanız doğrudan savcılığa giderek suç duyurusunda bulunabilirsiniz.

Darp raporu almak için doğrudan hastanelerin acil servislerine başvurabilirsiniz.

  • Darp raporu için bir süre sınırlaması belirtilmemiş olmakla birlikte vakit kaybetmeden size en yakın hastanenin acil servisine gidilmesi gerekir. Yaşadığınız olayları doktora anlatın ve  bir an önce muayene olun. Eğer varsa vücuttaki izler kaybolmadan muayene olarak rapor almak önemlidir.
  • Cinsel ve fiziksel şiddet çoğu kez yalnızca sağlık raporu ile belgelendirilebilir. Sağlık raporu için hastanelerin acil bölümlerinde yapılacak muayenede her türlü parmak izi, kıl, döküntü, bulaşmış vücut sıvısı delil olarak kullanılabilir. Bu nedenle sağlık birimine gitmeden önce üzerinizi değiştirmeyin, duş almayın, makyaj yapmayın.
  • Henüz şikayette bulunmaya emin değilseniz yine de sağlık raporu alabilir, adli sürecin hemen başlatılmaması için doktorunuzla konuşabilirsiniz.
  • Eğer kendinizi hastaneye gitmeye hazır hissetmiyorsanız vücudunuzdaki izler kaybolmadan şiddete yönelik izlerin fotoğraflarını çekebilirsiniz. Fotoğrafların darp izlerinin size ait olduğunun anlaşılabilecek şekilde çekilmesine ve çekim tarihinin görülebilir olmasına dikkat edin.

Doğrudan savcılığa başvurarak su duyurusunda bulunabilirsiniz .

  • Herhangi bir şiddet olayından sonra ve özellikle polis, jandarma ve sağlık personelinden gördüğünüz şiddet sonrası bulunduğunuz bölgedeki savcılığa gidip dilekçe vererek suç duyurusunda bulunabilirsiniz. İmzalı dilekçenin bir kopyasını mutlaka kendinize alarak saklayın.
  • Şikayet dilekçenize varsa darp raporunuzu  ve diğer delilleri eklemeyi unutmayın.
  • Dilekçe sonrasında soruşturma başlatılacak, gerekli görülürse iddianame hazırlanarak dava açılacaktır. Tebligatların size ulaşabilmesi için mutlaka gerçek ve ulaşılabilir olacağınız bir adresi de belirtin.
  • Bütün bu süreçlerde zorlanacağınızı düşünüyorsanız avukat desteği almalısınız. Eğer avukat için maddi imkanınız yoksa bulunduğunuz ildeki baroya ya sivil toplum kuruluşlarına ulaşarak hukuki danışmanlık ve avukat desteği alabilirsiniz.

Cinsel ya da fiziksel şiddete maruz kaldıysanız acil tıbbı sağlık önlemleri için hastanelerin acil servislerine başvurabilirsiniz .

  • Cinsel şiddete maruz kaldıktan sonra sonrası darp ve sağlık raporu almanın yanı sıra ihtiyaç halinde sağlık durumunuzun iyileştirilmesi için tedavi de yapılmalıdır. Tedavi için hastanelerin acil servislerine ya da birinci basamak sağlık kuruluşlarına gidebilirsiniz.
  • Cinsel şiddet mağduriyeti sonrası istenmeyen gebelik ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyon riski vardır. Gebelik riskini azaltmak için;
  • Ertesi gün hapı kullanabilirsiniz. En geç 72 saat içinde eczanelerden temin edebileceğiniz ertesi gün hapını kullanarak gebeliği önleyebilirsiniz. Ertesi gün hapı, ne kadar erken alınırsa o kadar etkilidir ve oluşan gebeliği önleyemez.
  • Sağlık personeline başvurarak bakırlı rahim içi araç (RIA ) uygulaması yaptırabilirsiniz. RİA uygulaması genel olarak gebelikten korunma yöntemi olarak kullanılmakla birlikte korunmasız ilişkiden 5 gün sonrasına kadar gebeliği önleme etkisi olduğu için riskli durumlar için güvenilir bir acil durum müdahalesidir.

             Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon  riskini azaltmak için;

  • Sağlık kurumların başvurarak enfeksiyonların tespitine yönelik tarama testi yaptırmalısınız.
  • HIV’den korunmak için maruziyet sonrası önleyici tedavi anlamına gelen PeP uygulanmalıdır. PeP , şüpheli durumdan sonra en geç 72 saat içinde başlamalıdır. Toplam 28 gün sürer ve  mutlaka uzman hekim tarafından uygulanmalıdır.

Şiddet ve Temel İnsan Hakları

Şiddet, hem uluslararası insan hakları koruma mekanizmalarında hem de ulusal hukuk kurallarınca, gerekçesi her ne olursa olsun kabul edilemez bir durum ve temel insan hakları ihlalidir. Şiddet önlenmeli ve gerçekleşmesi durumunda cezalandırılmalıdır. Toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin önlenmesi için en temel alınabilecek uluslararası sözleşmeler aşağıdaki gibidir;

  • İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi (İHEB)[1]
  • Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi (CEDAW)[2]
  • İstanbul Sözleşmesi (Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi)[3]

Bu sözleşmeler, imzacı ülkelere toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti önlemek için gerekli önlem ve koruma tedbirlerinin alınması ve şiddete dayalı ihlal durumlarının cezalandırılması yükümlülüğünü verir[l1] .

İstanbul Sözleşmesi’nde toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin sadece kadınları değil, erkekleri de etkileyebileceği vurgulanmış ve Toplumsal Cinsiyete Dayalı İltica Talepleri (md.60) maddesinde;

  • Toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin zulüm olarak ve tamamlayıcı/ikincil korumayı gerektiren ciddi bir hasar biçimi olarak tanımlanabilmesi için yasal tedbirlerin alınması,
  • Tüm gerekçelerin toplumsal cinsiyete duyarlı biçimde yorumlanmasını ve bu yorumlama ile zulüm görme tehlikesi tespit edilirse başvuru sahiplerine mülteci statüsünün tanınmasını,
  • İltica başvurusu yapanlar için ülkeye kabul usulleri ve destek mekanizmalarının toplumsal cinsiyete duyarlı olmasının yanı sıra, mülteci statüsünün korunması ve toplumsal cinsiyete duyarlı uluslararası koruma başvurusu ve sığınma usullerinin oluşturulması için gerekli tedbirlerin alınmasına yönelik kararlara yer verilmiştir.

Yine İstanbul Sözleşmesi’nde Temel Haklar, Eşitlik ve Ayrımcılık Yapılmaması (md.4) maddesi ile sözleşme hükümlerinin cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, görüş, köken, mülk, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni durum, göçmen ya da mülteci olma ya da başka bir statü gibi herhangi bir temele dayalı ayrımcılık yapılmaksızın herkes için uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (6284)[4]şiddet ya da şiddet uygulanma tehlikesi olması halinde herkesin bu durumu resmi makamlara şikayet edebileceğini söyler. Kanun, şiddete karşı alınabilecek tedbir kararları ve uygulanmasına yönelik esasları, Şiddet Önleme Merkezlerinin kurulması ve yürütülmesine dair esasları,  şiddet mağdurları için maddi ve sosyal yardım esaslarını düzenler.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu[l2]  (YUKK)[5]; cinsiyete dayalı şiddete maruz kalmış kişileri özel ihtiyaç sahibi olarak tanımlar (md.67). Şiddet mağdurları, ihtiyaç duydukları tıbbi tedaviyi alma hakkına sahiptir ve şiddetten kaynaklı mağduriyet ortadan kalkıncaya kadar sınır dışı edilemezler(md.55).

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca hazırlanan 2016 – 2020 Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı’nda[6] mülteci kadınların şiddetten korunmasına yönelik faaliyetler planlanmıştır. Bunlardan bazıları[l3] ;

  • mülteci kadın ve çocukların koruyucu ve önleyici hizmetlerden faydalanmasının sağlanması,
  • Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin (ŞÖNİM) hizmetlerden mülteci kadınların da yararlanabileceği şekilde düzenlenmesi,
  • ALO 183 Sosyal Destek Hattından mülteci kadınların da yararlanmasının sağlanması,
  • Şiddetle mücadele için hazırlanacak materyallerde mültecilerin göz önünde bulundurulması, mülteci kadınların yerel ve ulusal düzeydeki çalışmalara dahil edilmesidir.

[1] http://www.danistay.gov.tr/upload/insanhaklarievrenselbeyannamesi.pdf

[2] http://www.un.org/womenwatch/daw/cedaw/

[3] https://www.coe.int/en/web/istanbul-convention/text-of-the-convention

[4] http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/20120320-16.htm

[5] http://www.goc.gov.tr/files/files/goc_kanun.pdf

[6] https://kadininstatusu.aile.gov.tr/duyurular/%E2%80%8Bkadina-yonelik-siddetle-mucadele-ulusal-eylem-plani-20162020

Toplumsal Şiddete Dayalı Şiddet

Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet; bir insanın cinsiyeti ve toplumsal cinsiyeti nedeniyle maruz kaldığı her türlü şiddettir. Şiddet denildiğinde akla ilk gelen genellikle fiziksel şiddet olur ancak fiziksel olmayan şiddet biçimleri de fiziksel şiddet kadar yaygındır ve kişinin beden ve ruh bütünlüğünü olumsuz olarak etkiler.

Ayrımcılıkırk, renk, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, cinsiyet ifadesi, meslek, yaş, dil, din, inanç, ulusal  ya da toplumsal köken, mülkiyet, engellilik, siyasal ya da diğer görüşler gibi nedenlere dayalı olarak gerçekleştirilen ve kişinin hak ve özgürlüklerinin tanınmasını ve kullanılmasını engelleyen ya da doğrudan sınırlayan muamelelerdir. Ayrımcılığa neden olan muameleler, açık nedenlerle doğrudan, görmezden gelme ya da özel ihtiyacı gözetmeme yoluyla dolaylı olarak gerçekleşebilir.

Nefret söylemiırkçı, cinsiyetçi ve heteroseksist nefret, yabancı düşmanlığı, hoşgörüsüzlük temelli saldırgan, aşağılayıcı ve tehdit edici yazılı, sözlü tüm ifade biçimleridir. Nefret söylemleri; milliyetçilik, ırkçı ya da cinsiyetçi merkeziyetçilik, ayrımcılık, azınlıklar ve göçmenlere karşı düşmanlık gibi diğer nefret biçimlerini yayar, teşvik  eder, savunur ve haklı gösterir.

Nefret suçu; kişi ve ya gruplara karşı ırk, dil, din, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, cinsiyet ifadesi, meslek, etnik köken gibi sebeplerle oluşan ön yargılar nedeniyle işlenen ve genellikle şiddet içeren suçlardır. Sistematik şiddet ve ayrımcılık sonucu gelişen sürekli suçlar olabilir.

Şiddet; maruz kalan kişinin yaşamı, özgürlüğü, iradesi, sağlığı ve bütünlüğüne zarar verici,  geçici ya da sürekli olarak bunların varlığını engelleyen  her türlü hal ve hareketlerdir. Şiddet davranışları, uygulayıcısı tarafından bilinçli olarak karşıdaki kişiye üstünlük ya da hakimiyet kurmak, istenilen hal ve harekete zorlamak, imtiyaz ya da ayrıcalık sağlamak, saygınlık ya da sevgi kazanmak gibi çeşitli maddi ve manevi  çıkarlar elde etmek için uygulanır.

Fiziksel şiddetbedene yönelik her türlü saldırıdır. Tokat, tekme, sarsma, boğaz sıkma, yaralama, saç çekme, sağlıksız koşullarda yaşamaya zorlama, işkence etme, öldürme gibi eylemlerdir.

Psikolojik (duygusal) şiddet; kişinin ruh sağlığı ve bütünlüğünü hedef alır. Tek seferlik eylemlerden ziyade sürekliliği olan, tekrarlayan eylemler olabilir. Sürekli bağırmak, korkutmak, küfür ve hakaret etmek, başkalarıyla iletişimini kısıtlamak, giyim tarzına karışmak, sevdiği eşya ve hayvanlara zarar vermek, tehdit ve şantaj gibi eylemler örnek verilebilir.

Ekonomik şiddetmaddi kaynakların ve gücün yaptırım, tehdit ve kontrol aracı olarak kullanılmasıdır. Para vermeyerek cezalandırmak, koşullar imkan vermesine rağmen ihtiyaçları karşılamamak, mal ve gelire el koymak, çalışmasına engel olmak ya da kişiyi rızası dışında çalışmaya zorlamak gibi davranışlardır.

Cinsel şiddetrıza olmadan cinsel ilişkiye zorlamaktır. Cinselliği tehdit aracı olarak kullanmak, istismar etmek, evli olsa da olmasa da partnerini istemediği zaman ve koşullarda ilişkiye zorlayarak tecavüz etmek, sarkıntılık, cinsel temas, cinsel taciz, cinsel içerikli rahatsız edici muamele, zorla cinsel içerikli yayın izletmek, cinsel organlara zarar vermek, para karşılığı ilişkiye girmeye zorlamak, zorla kürtaj yaptırmak ya da zorla çocuk doğurtmak, bekaret kontrolü yaptırmak  gibi çok çeşitli yollarla ve farklı boyutlarda olabilir.

Cinsel taciz; ısrarcı ve istek dışı cinsel yaklaşım, söz, davranış ve temaslardır. Söz, bakış, vücut dili, posta ve e-mail, mesajlaşma aracılığı ile rahatsız etmek, öpücük atmak, cinselliği ima eden hediyeler göndermek gibi davranışlarla gelişir.

Cinsel istismarkişinin başkaları tarafından cinsel amaçlarla kötüye kullanılması, suistimal edilmesi ve istemediği halde başkalarının cinsel davranışlarına hedef olmasıdır.

Ensest;kişinin anne, baba, kardeş, büyükanne ve büyükbaba, amca, teyze gibi yakın akrabaları ile cinsel ilişkisidir. Taraflardan birinin rızası olmamasına rağmen ödül, kandırılma, baskı ve tehdit ile zorlama gibi koşullarda cinsel istismar ve cinsel taciz konusu bir suç olarak tanımladır. Toplumsal tabu olduğu için ortaya çıkarılması oldukça zordur. 

Flört şiddeti; partnerler veya eski partnerler arasında farklı derecelerde zarar verici olabilen her türlü kontrol edici ve hükmedici davranıştır. Aşağılama, küçümseme, hesap sorma, kontrol etme, arkadaşlarını kısıtlama, olayların sorumluluğunu üstlenmeme, kendine zarar verme ve intiharla tehdit etme gibi davranışların tümüdür.

Dijital şiddet; kişilerin mail, kısa mesaj, sosyal medya mesajlaşmaları gibi teknoloji ve dijital tabanlı yollarla tehdit edilmesi, şantaja maruz kalması, tacize uğraması gibi durumların tümüdür. Genel şiddet olgusuna tümünün yol açan davranışların dijital tabanlı araçlarla yönlendirilmesidir.

Ev içi şiddet; aynı yaşam alanını paylaşan ya da aynı evi paylaşmasa da aile üyesi olan ya da sayılan kişiler arasındaki fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddet, ısrarlı takip gibi tüm şiddet biçimlerine neden olan davranış ve tutumlardır.

Israrlı takip; aşırı gözetleme, partnerinin ya da eski partnerinin yaşamı hakkında casusluk yapma, partnerin ne zaman nerede olduğunu kendisiyle paylaşması için baskı yapma, sürekli telefonla arama gibi davranışlarla belirli bir süre boyunca tekrarlanan davranışlarla rahatsız etme, korkutma ve baskılamadır.  

İnsan ticareti; kişilerin cinsel kölelik, zorla çalıştırma ya cinsel istismara yönelik para karşılığı satılması, kullandırılmasıdır. Para karşılığı evlilik için eş sağlama, organ ve dokusunu satmaya zorlama, taşıyıcı annelik ya da dış döllenmeye zorlama gibi farklı amaçlara yönelik gerçekleşebilir.

Çocukların ticari cinsel sömürüsü; çocukların para, mal yada menfaat karşılığında yetişkinlerle cinsel ilişkiye girmeye ve cinsel haz aracı olarak kullanılmaya zorlanması, yakınları ya da yabancılar tarafından ticari bir araç haline getirilmesidir.

Şiddetin gözle görülür olmaması, var olmadığı ve kişileri olumsuz yönde etkilemediği anlamına gelmez. Her türlü şiddet suçtur, önlenmeli ve cezalandırılmalıdır.

Töre, namus, gelenek, görenek gibi toplumsal nedenler şiddete gerekçe olarak gösterilebilir ancak giyim ve kişinin kendini ifade ettiği davranış şekli, evlilik dışı ilişki veya çocuk sahipliği, bakire olmamak, boşanmak ya da ayrılmak istemek, çalışmak istemek gibi durumların bahane edilmesi şiddetin cezasını hafifletmez.